06.03.2019 / Ankara
Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası Ankara Ofisi, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Ticaret Odaları Konseyi Başkanı Gürsel Baran, Almanya Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği CEO’su Dr. Martin Wansleben ve Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Markus C. Slevogt tarafından hizmete açıldı.
Ofis açılışının ardındangüçlü ekonomiler arasında
yer almanın anahtarı olarak meslek eğitimi ve bu alandaki dijital gelişmelerin değerlendirildiği Ekonomi
Toplantısı gerçekleştirildi.
TOBB Ticaret Odaları Konseyi Başkanı Gürsel Baran toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye ve Almanya’nın, Avrupa’nın iki önemli ekonomik gücü olduğunu belirterek, “Dostluğumuz ve ortaklığımız köklüdür. Almanya, dünyanın 4. büyük ekonomisidir. Avrupa’nın ekonomik süper gücüdür. Avrupa’nın en büyük ekonomisidir. Üretim ve teknoloji üssüdür. Gençlerin beceri kazanması ve istihdamı konusunda Avrupa’nın ve hatta dünyanın en başarılı örneğidir” dedi.
Almanya’nın Türkiye’nin en önemli ticaret ortağı olduğuna dikkat çeken Baran, “Ticaret hacmimiz yaklaşık 30 milyar Avro’yu geçmiştir. Almanya aynı zamanda Türkiye’deki en önemli yatırımcı ülkedir. Halen 7,110 Alman sermayeli şirket, Türkiye’de faaliyet göstermektedir. 2002-2018 yılları arasında Almanya’dan Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırım tutarı, 9 milyara Avro’ya yaklaşmıştır. Aynı dönemde, Türkiye’den Almanya’ya 2 milyar avro civarında doğrudan yatırım gerçekleşmiştir” şeklinde konuştu.
Baran, 90 bin civarında Türk kökenli Alman girişimcinin, Almanya’da 50 farklı sektörde faaliyet gösterdiğini ve 400 binin üzerinde istihdam sağladığını söyledi.
Turizm’de de Almanya’nın, Türkiye’nin en önemli müşterileri arasında yer aldığını vurgulayan Baran şunları söyledi: “Türkiye ise, Almanya ile Çin arasında, en büyük sanayi üretim kapasitesine sahip ve en çok mamul mal ihracatı gerçekleştiren ülkedir. Avrupa ile entegre hale gelmiş olmamız, bu dönemde hem Türkiye, hem de başta Almanya olmak üzere, tüm Avrupa için önemlidir. Bunun korunması hepimizin yararındadır”.
Baran, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinde bugüne kadarki kazanımların tamamında Almanya’nın vizyoner yaklaşımının etkisi olduğunu, burada Alman Hükümetinin ve Alman iş dünyasının desteğinin çok önemli olduğunu belirtti.
Türkiye-Avrupa Birliği katılım müzakereleri sürecinin devam etmesi gerektiğine işaret Baran şunları kaydetti: “Avrupa Birliği Türkiye’nin en önemli ticaret ortağıdır. 2017 yılında Türkiye ihracatının %45’ini Avrupa Birliği’ne gerçekleştirmiştir. İthalatının da %38’ini AB’den yapmıştır. Türkiye-Avrupa Birliği arasındaki mal ticareti 150 milyar Avro civarındadır. Gümrük Birliği’nin modernizasyonu, Türk-Alman iktisadi ilişkilerine yeni bir ivme katacaktır. Gümrük Birliği kapsamına, hizmet, tarım ürünleri ve kamu alımlarının dahil edilmesi, var olan iktisadi bütünleşmeyi daha da ileri götürecektir. Vize konusu, iş insanları için, zaman ve kaynak israfıdır. İkili ilişkilerin geliştirilmesi çabalarına da zarar vermektedir. Türkiye ile Avrupa Birliği arasında devam eden vize serbestisi görüşmeleri bir an önce tamamlanmalıdır. Mülteciler ve özellikle de Suriyeli mülteciler konusu, Türkiye ile AB arasındaki çalışma alanlarından biridir. Türkiye, 3,5 milyon üzerinde Suriyeli mülteciyi barındırmaktadır. Almanya’nın göçmenlerin entegrasyonu konusundaki başarısı, sadece Avrupa için değil, esasen dünya için başarı örneğidir. Aynı zamanda, Avrupa Birliği’nin yasa dışı göçle mücadelesine Türkiye çok önemli katkı sağlamaktadır. Dün Türkiye’ye güvenip yatırım yapanlar kazandı. Bugün Türkiye’ye yatırım yapanlarsa, yarının kazananları olacak. Türkiye’ye güvenmeye devam edin. İşbirliğimizi, ticaretimizi artırmaya devam edelim”.
-Bakan Varank
Sanayi ve
Teknoloji Bakanı Mustafa Varank da odanın iki ülke arasındaki ticaret ve
yatırımların gelişmesinde büyük rol oynadığını söyledi.
Almanya'nın
36 milyar dolara ulaşan dış ticaret hacmiyle, Türkiye'nin en büyük ticaret
ortağı ve en büyük ihracat pazarı olduğuna işaret eden Varank, söz konusu
ülkenin ithalatta da 3. sırada yer aldığını kaydetti.
Varank, yatırım
ortamını iyileştirmek için son dönemde uyguladıkları reformların, uluslararası
platformlarda karşılığını bulduğunu, TOBB'un da dahil olduğu çalışmalarla 'İş
Yapma Kolaylığı' bakımından Türkiye’nin 190 ülke arasında, 17 sıralık bir
sıçramayla 43. sıraya yükseldiğini anlattı.
Bugünkü ekonomi toplantısının teması olan "Meslek eğitiminde önemli fırsat: Dijitalleşme"nin oldukça isabetli bir seçim olduğuna işaret eden Varank, bu dönemin getirdiği risklere karşı hazırlıklı olmak ve fırsatlardan da en iyi şekilde faydalanmak istediklerini vurguladı. Verilen eğitimin, uygulamada da karşılığının olmasının çok önemli olduğunu altını çizen Varank, şöyle devam etti:
"İSO, İTO, İTÜ, Milli Eğitim Bakanlığı ve Bakanlığımız arasında Mesleki Eğitim İşbirliği Protokolünü 2 ay önce hayata geçirdik. Yani eğitimi, sanayiyi ve üniversiteyi MEB'in koordinasyonuyla tek bir amaç uğruna bir araya getirdik. Buna göre, belirlenen okullarda atölye/laboratuvarların kurulmasını destekleyecek, eğitim içeriklerini hazırlayacak ve sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünü yetiştireceğiz. Bu birliktelik, gençlerimizi iş hayatına çok daha iyi hazırlayacak, onları daha üretken olmaya teşvik edecek."
Varank, Milli Eğitim Bakanlığıyla birlikte mesleki-teknik eğitimin niteliğini artırmak için "300 OSB’ye 300 Teknik Kolej" iş birliği protokolünü imzaladıklarını anımsatarak, protokolle OSB'lerde Mesleki ve Teknik Eğitim veren Anadolu Liselerinin açılmasını ve eğitim niteliğinin artırılmasını sağladıklarını söyledi. Bu kapsamda Bilişim Teknolojileri müfredatını blok zincir, bulut bilişim, yapay zeka, büyük veri, siber güvenlik gibi konularla zenginleştirilerek güncellendiklerine değinen Varank, OSB'lerde 39 Teknik Kolejde eğitim faaliyeti yürütüldüğünü anlattı. OSB'lerde eğitim veren Meslek Yüksek Okullarına devletin öğrenci başına eğitim desteği verdiğini bildiren Varank, geçen yıl YÖK'Ün, OSB'lerde eğitim veren 8 Meslek Yüksek Okuluna, 8 milyon liralık destek sunduğunu bildirdi.
-Dr. Markus C. Slevogt
Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Markus C.
Slevogt ise “Özellikle inovasyon ve teknolojik gelişim için eğitimin teşvik
edilmesi gerekir. AHK Türkiye, Almanya
dual mesleki eğitim tecrübesinin, bilgi ve sisteminin Türkiye’ye aktarılmasında
kilit rol oynayacaktır.İş süreçlerinin
teorisine ve pratiğine hakim olan gençler, hem şirketlerin aradığı hem de
ekonomiyi bir bütün olarak geliştiren profesyonellerdir” şeklinde konuştu.
-Dr. Martin Wansleben
Almanya
Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği CEO’su Dr. Martin Wansleben de konuşmasında, “Türkiye
ile Almanya arasındaki ilişkiler geçtiğimiz yıllarda yakınlığını ve çok
yönlülüğünü korumuştur. Her iki taraf da ekonomik alanda ortaklıklarının öneminin bilincindedir
ve ticari engeller gibi mevcut zorlukların üstesinden gelmekte kesinlikle
kararlıdır. Alman ve Türk ekonomik
ilişkilerinin gelişmesi için büyük bir potansiyel bulunmaktadır ve bu potansiyel
sadece mesleki eğitimi teşvik etmekle de sınırlı değildir. Ancak, Alman
şirketleri, yeni yatırımlar yapmak ve Türkiye pazarında uzun vadeli
taahhütlerde bulunmak için belirli çerçeve koşullara ihtiyaç duymaktadırlar.Bu nedenle, önümüzdeki yıllarda Türk-Alman ekonomik
ilişkilerinin potansiyelinden tam anlamıyla yararlanabilmek için yatırım
ortamının nasıl iyileştirileceği konusundaki açık diyaloğu sürdürmek çok
önemlidir” ifadelerini kullandı.
-"ASO anaokulunda kodlama eğitim veriyoruz"
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, Türkiye'de üretilen ileri teknoloji sanayi ürünlerinin yüzde 20’sinin Ankara’da üretildiğine dikkati çekti.
Özdebir, Ankara’nın geçen yıl 7,6 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini ve bunun yüzde 20’sinin ileri teknoloji ürünlerinden oluştuğunu kaydetti.
Ankara'daki yetişmiş insan kaynağı ihtiyacına yönelik gerçekleştirdikleri mesleki eğitim projelerini anlatan Özdebir, "ASO olarak anaokulumuzda 164 öğrencimiz var bu çocuklara üretim yaptırıyoruz ve kodlama eğitim veriyoruz. Farkındalık yaratmaya çalışıyoruz. İki tane meslek lisemiz, çıraklık eğitimimiz, özel atölyemiz var, ihtiyaca göre eğitim veriliyor. Almanya’nın mesleki eğitim modelini örnek alarak geliştirme yaptık. Sanayinin nitelikli eleman ihtiyacını gidermeyi hedefliyoruz." şeklinde konuştu.