03.04.2026 / Antalya
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası 144. Yıl Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri Töreni’ne katıldı.
Hisarcıklıoğlu burada yaptığı konuşmada, Antalya’nın tarımın, ticaretin, turizmin ve sanayinin yıldızı olduğunu belirterek, 3 ayrı asra yayılmış tarihiyle, Antalya ve ülke ekonomisine yön vermiş, böyle köklü ve milli bir kurumun olmasının sevincini yaşadığını kaydetti.
Antalya TSO’nun 144 yılın getirdiği deneyim ve saygınlığı, devamlı güçlendirdiği kurumsal yapısı, hayata geçirdiği projeleri ve Antalya’ya kazandırdığı çalışmalarla, hep referans gösterildiğini vurgulayan TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, “Türkiye’nin en köklü kuruluşlarından biri olarak, camiamızın da gurur kaynağı olmuştur. Antalya, bugün sadece Akdeniz’in değil, başta turizm ve tarım olmak üzere, pek çok sektörde, dünyanın önde gelen merkezlerinden biri haline gelmiştir. Bunu da birazdan fazlasıyla hak ettikleri ödüllerini alacak girişimcilerimiz eliyle yapmıştır. Bizler için böyle gurur verici bir günde, Antalya’nın yıldızlarıyla bir araya gelmiş olmaktan dolayı büyük mutluluk duyuyorum” dedi.
Hisarcıklıoğlu, TOBB olarak, KOBİ’lerin krediye erişimini kolaylaştırmak üzere, geçen sene Kredi Garanti Fonu kefaletli Nefes Kredisi’nin yeniden başlatılmasını sağladıklarını hatırlattı. Bazen ‘Odalar ne iş yapar’ diye bir soruyla karşılaştıklarını belirten Hisarcıklıoğlu şunları kaydetti: “Dünyada hiçbir odanın yapmadığı bir işi yapıyoruz. Bugün baba oğula kefil olmuyor. Dünyanın hiçbir yerinde kardeş kardeşe kefil olmuyor. Komşu komşuya kefil olmuyor. Burada üyesi olduğu kuruluş kefil oluyor. Kime? Bankaya karşı. Dünyada bunu yapan başka kimse yok. Biz diyoruz ki bankalara, ‘Üyelerimize kefiliz.’ Bu müthiş bir şey. Bunu dünyada yapan yok. Bu TOBB’un Türkiye rol model olduğu için de dünyada örnek alıyor bizden. Bakınız bugün Antalya’daki üyelerimizin üçte ikisine kefil olmuşuz. Bankadaki kredisi batsa bunun 3'te 2'sini biz ödüyoruz. Bunu kim yapar? Söylüyorum ben size. Öteki taraftan da hele bu seçim dönemleri geliyoruz ya, ‘Bu odalar ne iş yapar?’ Ya arkadaşım babanın kefil olmadığı üyeye kefil oluyor bu kuruluş. Daha ne istiyorsun Antalya, sana kefil olmuş TSO.”
Antalya’nın Türkiye ekonomisi için çok önemli olduğunu vurgulayan TOBB Başkanı, "Antalya büyüdüğünde, Türkiye’yi de büyütüyor. Antalya sıkıntı yaşarsa, Türkiye de yaşıyor. Bu nedenle, Antalya’ya hep, özel bir ihtimam gösterilmeli. Antalya’nın bu önemini bildiğim için her sene Antalya’ya muhakkak geliyorum. Dertlerinizi, sıkıntılarınızı, bizzat sahada görüyor ve sizlerden dinliyorum. Oda-borsa başkanlarımla birlikte tüm bunları ve çözüm önerilerimizi, başta sayın Cumhurbaşkanımıza ve ilgili bakanlarımıza iletiyorum. Şu günlerde zor bir dönemden geçiyoruz. Kuzeyimizde ve güneyimizdeki savaşın ateşi giderek büyüyor. Küresel ekonomide belirsizlikler ve maliyetler artıyor. Tedarik zincirleri bozuluyor, öngörülebilirlik azalıyor. Enerji arzı açısından kritik önemde olan ve dünya petrol ticaretinin yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nda bekleyen gemi sayısının 2 bine ulaştığı tahmin ediliyor. Dünya genelinde fiyatlar yükselirken, büyüme yavaşlıyor ve stagflayon tehlikesi giderek artıyor. Bu tür küresel şoklar, kaçınılmaz olarak ülkemizi de etkiliyor. Girdi maliyetlerimiz artıyor, krediye erişim zorlaşıyor ve faizler yükseliyor. Belki de ilk defa, hem yurt içi, hem de yurt dışı talebin, birlikte daralacağını hesaba katmamız gerekiyor. Yine reel sektör olarak özellikle nakit akışını çok daha iyi yönetmemiz gerekiyor. Bilançolarımızda döviz cinsinden borç-alacak dengesinde de dikkatli olunması gerekiyor" dedi.
Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin dinamik, esnek, kriz tecrübesi olan bir özel sektöre sahip olduğunu ifade ederek, “Bu sayede şoklara uyum sağlama kapasitesi yüksektir. Geçmişte de bunun örnekleri yaşanmıştır. Milletimiz de sakin bir tutum sergilemiş, panik hareketlere tevessül etmemiştir. İran’daki savaş, aynı zamanda, enerji ve ticaret koridorlarının çeşitlendirilmesine yol açacaktır. Körfezin yerini alacak, alternatif turizm ve teknoloji merkezi destinasyonları arayışı hız kazanacaktır. Türkiye’nin bir enerji merkezi ve transit geçiş güzergâhı olma potansiyeli öne çıkacaktır. Kerkük–Ceyhan hattının ve Kalkınma Yolu Projesi gibi girişimlerin önemi de artacaktır. Dolayısıyla artan küresel belirsizlikler karşısında Türkiye olarak, siyasi ve ekonomik istikrarımızı korumalı, askeri caydırıcılığımızı güçlendirmeliyiz. Böylece, ülkemize yönelik risk algılarını bertaraf eder, güçlü yönlerimizin daha fazla görünmesini sağlarız. Ayrıca bu sıkıntılı süreçte birlik ve beraberliğimizi de muhafaza etmeliyiz. Birbirimizi ötekileştirmeyelim. Kimseyi fikrinden görüşünden, inancından dolayı dışlamayalım. Bugüne kadar pek çok küresel krizi aşmayı başardık. Bizler birlikte daha güçlüyüz ve inşallah bu sıkıntılı dönemi de yine birlikte geride bırakacağız” şeklinde konuştu.