Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği

Başyazı

DEVLETİMİZİN YANINDA
MİLLETİMİZİN EMRİNDE OLACAĞIZ

 

15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinde iki sene geçti. Türkiye o gece demokrasisine ve hukuk devleti yapısına kasteden hain ve alçakça bir saldırıyı geri püskürterek şunu açıkça gösterdi: Gücünü sandıktan, yetkisini milletten almayan bir idareyi asla meşru kabul etmeyiz. Demokrasi ve milletin iradesi dışında bir seçeneğe de boyun eğmeyiz.

 

15 Temmuz hem Türkiye siyaseti, hem de Türkiye ekonomisi için tarihi bir stres testi oldu. Milletin dirayetiyle bu test başarıyla geçildi ve demokrasimizin kalitesi tescillendi. Demokrasimiz ve kurumlarımız kaba kuvvete teslim olmayacak kadar olgunlaştıklarını kanıtladı. Devlet içinde illegal örgütlenen FETÖ çetesi ortaya çıkarıldı. Cunta heveslilerine karşı ortaya konan milli direniş sayesinde gelecekte benzer kalkışma girişimi içinde olabileceklerin önüne set çekildi.

 

FETÖ kaynaklı bu hain darbe girişiminin ortaya çıkmasıyla birlikte, TOBB ile Oda ve Borsa camiası olarak tepkimizi ilk anda ortaya koyduk. Darbe girişimine karşı ilk harekete geçen, ilk inisiyatif alan meslek örgütüyüz. Daha darbe bildirisi okunur okunmaz, gece saat 00:22’de çıktık dedik ki “Milletin iradesi ve demokrasi dışında hiçbir iradeyi tanımıyoruz. Gün demokrasiye sahip çıkma günüdür”.

 

Sonrasında TOBB olarak faaliyetlerimizi üç eksen üzerine oturttuk. Bunlardan ilki etkili bir ekonomi diplomasisi yürütmekti. Zira 15 Temmuz sonrası ülke dışında ciddi bir bilgi kirliliği oluştu. Biz de TOBB olarak bunun önüne geçmek için tüm imkânlarımızı seferber ettik. Devletimizin resmi diplomasi sürecine iş dünyasının azami desteğini sağladık. Yurt dışındaki bilgi kirliliğini kaldırmak için altı kıtada, 98 ülkedeki muhataplarımızla ve 25 çok uluslu iş örgütüyle temas kurduk. Ülkemizde yaşananları ilk elden anlattık. G-20 ve İslam ülkelerinin iş dünyalarına brifingler verdik.

 

İkinci önemli konu yatırımcıların güvenini tesis etmek ve yükseltmekti. Türkiye’de yatırım yapmış 300 büyük yabancı şirketimizi Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızla bir araya getirdik. Olan biteni doğrudan liderlerimizden dinleyince, ilk baştaki tedirginlikleri kayboldu. Herkes ileriye bakmaya başladı.

 

Odaklandığımız üçüncü alan da reformlardı. Zira TOBB olarak yıllardır hep şunu vurguladık; “Güçlü Ekonomi ve Kaliteli Demokrasi”. Bu ikisi birbirini tamamlar. İş dünyamız ve hükümetimiz arasında köprü görevi üstlendik. İş ve yatırım ortamını iyileştirecek çeşitli düzenlemeler üzerinde kamu idaresiyle birlikte yaptığımız çalışmalarda önemli ilerlemeler sağladık. Tüm bu çalışmalar da sonuç verdi ve ekonomimiz yüksek büyüme sürecine girdi.

 

Ayrıca 15 Temmuz Şehitleri Dayanışma Kampanyası’na en fazla katkıyı da yine TOBB, Oda ve Borsalarımız sağladı. Yine 81 ildeki Oda ve Borsalarımız ilk günden itibaren demokrasi nöbetlerini aktif bir şekilde destekledi.

 

Bugün bir taraftan PKK ve DAEŞ gibi terör örgütleriyle büyük bir mücadeleye içindeyiz. Diğer taraftan iç savaştan kaçan 3.5 milyon Suriyeli’yi ülkemizde büyük ölçüde kendi kaynaklarımızla misafir ediyoruz. Bütün bunların üstüne FETÖ kaynaklı 15 Temmuz’u yaşadık. Tüm bu olumsuzluklara rağmen ekonomimizde kalıcı bir olumsuzluk yaşanmadı. Finansal piyasalar ilk anda biraz etkilendi, ama toparlandı. Bankalarımız hiçbir desteğe gerek duymadan faaliyetlerini sürdürdü. Reel sektörümüz, üretim ve iş yapma kapasitesi olarak herhangi bir kayba uğramadı. Yani Türkiye ekonomisi dünyanın en güçlü, en istikrarlı ekonomilerden biri olduğunu bir kez daha ispat etti.

 

Elbette 15 Temmuz’un yol açtığı bir ekonomik fatura da sözkonusu. Darbe girişimi olmasaydı ekonomimiz yüzde 5 civarında büyüme sağlayacaktı. Büyümede 2 puana yakın kayıp yaşadık. Sadece bunun ekonomide yol açtığı maddi zararın karşılığı 17.3 milyar dolardır. İkinci olarak istihdamda azalma meydana geldi. Önceki yıllarda istihdamda 3. çeyreklerde 700-800 bin artış yaşanırken, 2016 aynı dönemde bu artış 300 bine gerilemiş. Yani 500 bine yakın kişi normalde iş bulabilecekken işsiz kalmış. 2016’da turizm gelirleri de azaldı. Ancak bunun önemli bir kısmı Rusya ile yaşanan uçak düşürme krizi kaynaklı. Darbe girişiminin turizm gelirlerine 1 milyar dolar civarında olumsuz yansıdığı tahmin ediliyor. Bunlar dışında döviz kurları ve faizlerde yaşanan artışlar da ham kamu hem özel sektöre maliyet artışı olarak yansıdı.

 

İtidal içinde aklıselimle hareket ederek, bir büyük şer’den bazı hayır’lara ulaşabilir, gelecek için önemli dersler çıkartabiliriz. Birincisi, Türkiye hukuk devleti ve demokrasi kavramlarının önemini ve değerini bilmeli, kamunun kurumsal yapısının siyasi hesaplarla zedelenmesine izin vermemeli. İkincisi, ülkemizin temel niteliği olan ‘’Türkiye Cumhuriyeti Demokratik, Laik, Sosyal bir Hukuk Devletidir’’ şeklindeki Anayasa hükmü titizlikle korunmalı. Üçüncüsü de darbelere karşı demokrasiyi ve hukuk devletini güçlendirmeliyiz. Zira biri olmadan öbürü de olamaz.

 

TOBB ile Oda ve Borsa camiası olarak demokrasiden, milletimizden, devletimizden yana olmaya devam edeceğiz. Devletimizin yanında, Milletimizin emrinde olacağız. Ülkemizin birliğine, kardeşliğimize ve demokrasimize karşı olanların da karşısına dikileceğiz. Çünkü devletimiz ve ülkemiz var oldukça biz de varız. Demokrasi varsa hepimiz varız.

 

Mustafa Kemal Atatürk'ün, 'Hâkimiyet kayıtsız, şartsız milletindir' sözünü hep aklımızda tutarak ülkemiz ve milletimiz için çalışmayı ve üretmeyi daha büyük bir azimle sürdüreceğiz. Ülkemizi daha güçlü bir ekonomi ve daha zengin bir Türkiye hedefine taşıyacağız.

 

Tarihe geçen bu destansı demokrasi mücadelesinde hayatını kaybeden milli direnişin kahraman şehitlerine Allah’tan rahmet, kıymetli ailelerine sabırlar diliyor, gazilerimizi minnetle anıyorum.

 

 



 
Ekonomik Forum dergisinin tamamı için lütfen buraya tıklayınız.




Adınız Soyadınız
E-Posta Adresiniz
Kullanıcının E-Posta Adresi
Gönderenin Notu
Mesajınız Gönderilmiştir
İlginiz için teşekkür ederiz
ARAMA