Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği

Hakkımızda

Ticaret savaşları, ticarette korumacı eğilimler pandemi süreci ile hız kazanmıştır.

Dünya ekonomisi 1930’lardaki krizden sonra, en sıkıntılı dönemin içindedir. Dünya Ticaret Örgütü (WTO), önümüzdeki belirsiz dönemin de inişli çıkışlı olacağını tahmin etmektedir. WTO’nun yapmış olduğu tahminlere göre, 2020 yılı dünya mal ticaretinde, bir önceki yıla göre  %13 ile % 32 arasında düşüş yaşanacaktır.

 

Ticaret hacmindeki düşüş iki temel nedene bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. İlk olarak, pandeminin kontrol altına alınma süresi ve ikinci olarak da, pandeminin etkilerini azaltmaya dönük olarak ulusal ve uluslararası düzeyde hükümetlerin uyguladıkları politikalar. Bu nedenle, uluslararası mal ve hizmet piyasalarının açık tutulması, tedarik zincirlerinin kesintisiz olarak işlevsel halde olması için uluslararası işbirliği son derece önemli hale gelmiştir. Hükümetlerin korumacı politikalara yönelmesi, uzun dönemde küresel ekonomide toparlanma sürecini yavaşlatacaktır.


Dolayısıyla hükümetler ve uluslararası örgütler daha fazla birlikte çalışmalıdır.  

AB, 27 üye ülkenin oluşturduğu bir ekonomidir. Nominal olarak, ABD’den sonra dünyanın en büyük ikinci, satın alma gücü paritesine göre ise Çin ve ABD’den sonra dünyanın üçüncü büyük ekonomisidir. 2018 yılı rakamlarına göre, AB ekonomisi nominal olarak 18,8 trilyon ABD doları ile küresel ekonominin % 22’sini temsil etmektedir. Kuşkusuz, Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılması sonrasıbu rakamlar küçülecektir.

Türkiye’nin dış ticareti de pandemi sürecinin olumsuz etkilerini 2020 yılının ikinci çeyreğinden itibaren yaşamaya başlamıştır. Özellikle, Türkiye’nin AB, ABD ve komşu coğrafyasından oluşan geleneksel ihracat piyasalarında yaşanan daralma, lojistik ve nakliyede karşı karşıya kalınan kısıtlamalar 2020 yılı ihracat performansını olumsuz etkilemektedir.


Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri, tüm dünyayı etkileyen bu süreçte, daha da önemli olmaya başlamıştır. Avrupa Birliği, Türkiye’nin iktisadi, siyasi ve sosyal dönüşüm sürecinin en önemli çıpası olmuştur. Türkiye’nin AB üyelik süreci, iktisadi ve siyasi reformların reçetesini ve motivasyon kaynağını oluşturmuştur. Türkiye ile AB arasında var olan gümrük birliği Türkiye’nin sınai alanındaki üretim yapısını dönüştürmüştür. Türkiye, AB, ABD ve OECD gibi, dünyanın en sofistike piyasalarının taleplerine uygun üretim yapar hale gelmiştir.


Türkiye 2019 yılı itibariyle AB’nin beşinci büyük ticaret ortağıdır. AB, Türkiye’nin en büyük ithalat ve ihracat ortağıdır. Aynı zamanda, Türkiye için doğrudan yabancı yatırım kaynağıdır. 2019 yılı rakamlarına göre, Türkiye-AB ticareti 138 milyar Avro civarındadır.


Türkiye için en önemli ihracat pazarları AB (% 42,4), Birleşik Krallık, Irak, ABD ve İsrail olarak öne çıkmaktadır. İthalatta ise, AB (%32,3), Rusya, Çin, ABD ve Hindistan ilk beş içerisinde yer almaktadır.


Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği dış ilişkiler gündeminin başında, mal ve hizmet ihracatının artırılması ve kolaylaştırılması ile Türkiye’ye daha fazla doğrudan yatırımın gelmesi konuları yer almaktadır. Bu çerçevede, Türkiye ile AB arasındaki gümrük birliğinin modernizasyonu önemli önceliktir. Gümrük Birliği’nin kapsamına tarım, hizmetler ve kamu alımlarının ilave edilmesi, mevcut yapıda işleyişte karşılaşılan karşılıklı sorunların aşılması Türkiye ve AB iş dünyaları için yeni fırsatlar doğuracaktır. Aynı şekilde, ABD ile 100 milyar dolarlık dengeli ticaret hedefi de bir başka öncelik alanıdır. Bu çerçevede, kısa dönemde tercihli ticaret anlaşması ama nihai olarak bir serbest ticaret anlaşmasının imzalanması önemli katkı sağlayacaktır.


Birleşik Krallığın AB’den ayrılması sonrası Türkiye ile Birleşik Krallık arasında yürütülmekte olan serbest ticaret müzakerelerinin tamamlanması yine TOBB’un öncelikleri arasındadır. 
Türkiye ile Japonya arasındaki Ekonomik Ortaklık Anlaşması sürecinin tamamlanması da öncelikler arasında yer almaktadır.


Takip edilen Endonezya, MERCOSUR, Meksika, Ukrayna ve benzeri serbest ticaret anlaşmaları müzakereleri yanında, aralarında Güney Kore, Singapur ve Malezya gibi ülkelerle var olan serbest ticaret anlaşmalarının sağladığı fırsatlar hakkında ülkemiz iş dünyasına bilgilendirme yapılmaya devam edilecektir.


İslam İşbirliği Teşkilatı Üyesi Ülkeler Arasında Tercihli Ticaret Sistemi (TPS-OIC),  Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (ECO) bünyesinde gündemde olan Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Ticaret Anlaşması (ECOTA) ve D8 kapsamındaki Tercihli Ticaret Anlaşmaları ülkemiz iş dünyasına önemli ilave fırsatlar sağlayacaktır.


Yukarında belirtilen vizyona uygun olarak, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği aralarında Milletler arası Ticaret Odası (ICC), Avrupa Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği (EUROCHAMBRES), İslam Ticaret, Sanayi ve Tarım Odası (ICCIA), Asya Pasifik Ticaret ve Sanayi Odaları Konfederasyonu (CACCI), Ekonomik İşbirliği Örgütü Ticaret ve Sanayi Odası (EİT TSO) ve Türk Ticaret ve Sanayi Odası gibi çok sayıda küresel ve bölgesel düzeydeki iş Oda networklerinde ülkemiz iş dünyasını başarıyla temsil etmekte ve iş dünyasının menfaatlerini savunmaktadır.

 
 




Adınız Soyadınız
E-Posta Adresiniz
Kullanıcının E-Posta Adresi
Gönderenin Notu
Mesajınız Gönderilmiştir
İlginiz için teşekkür ederiz
ARAMA